Cities in motion indir tek link full | Cities in motion Türkçe yama indir | full oyun indir download
Oyun Hakkında
Finlandiyalı firma Colossal Order’ın ilk oyunu olan Cities in Motion’ın en büyük esin kaynağı da zaten Transport Tycoon olmuş. Temel amacımız zaten belli; ulaşım. Oyun ise farklı modlara ayrılmış durumda: Campaign, Scenario ve Sandbox. Tabii, bir de Tutorial bölümü var; bu tür oyunlara aşina değilseniz bakmanızda yarar var. Aksi takdirde, direkt ana senaryoya başlarsanız çok zorlanacaksınız çünkü her tycoon gibi püf noktaları olan bir yapım Cities in Motion da. Campaign modunu yani ana senaryoyu seçip başladığınız takdirde belli hedefler üzerinden ilerlemek zorundasınız. Size 12 farklı senaryo, Viyana, Berlin, Helsinki ve Amsterdam isimli dört farklı şehirde sunuluyor. Maalesef ülkemizden bir şehir bulunmuyor fakat oyunun yapımcıları eğer sözlerini tutarlarsa zamanla yeni şehirler ekleyeceklerini belirtiyorlar. Kim bilir, belki de İstanbul gelir! Cities in Motion’u monoton kılmayan nokta ise tüm bu şehirlerin, senaryoların farklı zaman dilimlerinde geçiyor olması. Örneğin; ilk senaryo Berlin’de başlıyor ve sene 1920. Bu tarihler de sürekli değişiyor, buna bağlı olarak teknoloji ve ulaşım araçları da gelişiyor zamanla. Yalnız oyunda dikkatimi çeken bir nokta gerçekçilik oldu; yahu 1920 yılında Berlin’de cidden o kadar araç var mıydı? Neyse, dediğim gibi tarih ilerledikçe farklı araçlara geçiyoruz. Otobüs, tramvay, metro, deniz otobüsü ve hatta helikopter. Hepsinin kendilerine göre dezavantajları ve avantajları bulunuyor. Fiyat farklılıkları da cabası. Tüm bu araçların güzergahlarına da siz karar veriyorsunuz.
Tüm bu işlemler tabii şehirlere göre farklılık gösteriyor. Örneğin; Berlin’de karayolu tercihimizken Amsterdam’da havayolu olabilir. Ayrıca hemen hatırlatmakta fayda var: oyuna başlarken firma ismimizi, logomuzu vesaire belirleme şansımız da bulunuyor. Oyuna kendinizden bir şeyler katmak adına ufak ama güzel bir adım bu. Sim City’e de benzeyen Cities in Motion’da sadece yollara bakmıyoruz. Faraza; bir ulaşım hattı için parkı bahçeyi yıkmamız gerekiyorsa yıkıyoruz(!). Yine hatlarımızdaki bilet fiyatlarını, finans işlerini de biz belirliyoruz. Banka kredisi alabiliyoruz, insanların ihtiyaçlarına cevap veriyoruz. Kısacası oyun bu yönde detaylı bir hâle bürünmüş. Birtakım mantık hatalarını bir kenara atarsak, oynanabilirlik başarılı diyebiliriz. Hatta uzun zamandır oynadığım en başarılı tycoon’lardan biri diyebilirim. Yine de tüm diğer türevleri gibi bir süre sonra canınız sıkılmaya başlıyor. Burada da devreye diğer modlar giriyor. Scenario modunda Campaign’de açtığımız herhangi bir senaryoyu açıp oynama imkanımız bulunuyor. Sandbox ise en eğlencelilerden biri. Burada da rastgele bir tarih, zorluk derecesi ve şehir seçip oyuna başlıyoruz. Belki de en çok zaman geçireceğiniz yer Sandbox kısmı olacaktır.